. Ana Sayfa
 
 
 
   
 

 

Diş Çekimi

Tüm bu çabalara karşın :

  • Tedavi edilemeyecek veya restorasyon yapılamayacak büyüklükte diş çürüklerinde,
  • İleri Periodontal (Dişeti) rahatsızlıklarında,
  • Diş köklerinde tedavi edilemeyen enfeksiyon ve apselerde,
  • Ortodontik tedavi amacıyla,
  • Malpoze (aşırı önde veya arkada bulunarak diş sırasında yer almayan) dişlerin,
  • Onarılamayacak kadar kırılmış diş ve diş köklerinin,
  • Gömülü dişlerin çekimleri yapılmaktadır.

Gömülü 20 Yaş Dişleri

Özellikle yirmi yaş dişleri veya diğer adıyla 3. azı dişleri ağızda en son gelişen ve süren dişler olup gömülü kalma olasılığı yüksek olan dişlerdir.  Yirmi yaş dişleri 18-23 yaş civarında sürerler. Günümüzün modern yaşantısı, insanların yemek alışkanlıklarını değiştirdiğinden, zamanla daha küçük yapılı çene kemikleri oluşmaktadır ve bu nedenle yirmi yaş dişleri sürmek için yer bulamamaktadır. Eğer yirmi yaş dişleri gömülü olarak değerlendirilmişse, her gömülü yirmi yaş dişinin çekileceği anlamına gelmemelidir. Dişi sürmesi; yaşa, çene kemiğindeki gömüklük derecesine ve pozisyonuna bağlıdır. 15-20 yaşlar değerlendirme için en uygun yaşlardır. Yirmi yaş dişlerinin kök gelişimi 21 yaş civarında tamamlanır. Eğer diş çekimine karar verildiyse çekimin erken yaşlarda yapılması avantajlıdır. Çünkü çene kemikleri genç yaşlarda daha yumuşaktır; dolayısıyla dişlerin çıkartılmaları daha kolay olabilir. İleri yaşlarda yapılacak çekimlerde cerrahi müdahalenin yaratacağı komplikasyonlar daha fazla olabilir
 20 yaş dişleri genellikle çiğneme düzleminde olmadıklarından fonksiyon görmezler. Yirmi yaş dişi  ağzın en gerisinde olduğu için temizlenmesi ve çürüdüğünde restore edilmesi çok güç olmaktadır. Geride oldukları için çiğneme aktivitesinde de etkin bir rol oynamayan ve özellikle eğri sürmüş yirmi yaş dişlerinin potansiyel risk taşımaları nedeniyle çekilmeleri yerinde olur.
Eklem ağrısına neden olabilirler.Yirmi yaş dişleri sürdüklerinde çenelerin dişsel kapanışında veya çiğneme hareketlerinde uyumsuzluk yaratabilirler.  Erken diş temasları sonucu oluşan kuvvetler çene eklemi üzerinde olumsuzluklara neden olabilir. Ayrıca yirmi yaş dişleri süremezlerse çene kemiği içinde itekleme kuvveti oluşturarak ekleme yansıyan ağrılara neden olabilirler. Bu nedenle eklem ağrısı şikayeti olan hastalarda gömülü yirmi yaş dişleri tetikleyici bir unsur olarak kabul edilerek çekilmeleri yerinde olur.
20 yaş dişi ameliyatları

Gömülü 20 yaş dişlerinin problem olmasının nedeni genetik olarak bu dişe ihtiyaç kalmaması ve gittikçe çenelerimizin küçülmesidir. Çenelerimiz küçüldükçe 20 yaş dişleri kendine yer bulmak için zorlanmakta ve dolayısıyla diğer dişler gibi çıkamamaktadır. Kendine yer bulamayan 20 yaş dişleri öndeki dişi ittirerek baskı yapmakta ve bunun da alt ön dişlerde 20li yaşlarda oluşmaya başlayan çapraşıklığı daha da şiddetlendirdiği düşünülmektedir . Ayrıca çok geride olmaları nedeniyle düzgün temizlenememekte ve etraflarındaki diş etinin normal anatomik yapıda olmamasından dolayı kolayca iltihaplanabilmektedirler.

  • Tam gömülü 20 yaş dişleri ; potansiyel sorun nedenidirler. Komşu dişlerde kök erimesine neden olabilirler. Bunun dışında ileriki zamanlarda kist veya tümör oluşumuna neden olabilirler. Cerrahi operasyonla alınmaları en doğru seçenektir. Bazı özel sebeplerden dolayı alınamadıkları durumlarda uzun dönem senede 1 kere röntgen ile takip edilmeleri gerekir.
  • Kısmen çıkmış 20 yaş dişleri ; en çok sorun çıkaranlardır. Tam çıkamadıkları için öndeki dişe baskı yaparak çıkmaya çalışırlar. Üzerlerindeki diş eti parçası ( kapşon ) , zamanla arasına yemek artıklarının kaçması ve bakteri üremesi nedeniyle iltihaplanır.Dişin etrafındaki diş etinin iltihaplanması sonucunda ; ağrı , şişlik , abse oluşur. Çürük için uygun ortam oluştururlar. Komşu dişte de çürümeye neden olabildiklerinden dolayı en kısa sürede çekilmeleri uygundur.
  • Tamamen çıkmış 20 yaş dişleri ; genellikle sorun çıkarmazlar fakat çok geride oldukları için fırçalanmaları zordur. Bu nedenle ağız bakımı çok iyi olmayan hastalarda koruyucu bir önlem olarak çekilmeleri tavsiye edilir.

20 yaş dişi iltihabı veya absesinin belirtileri ;

  •  Ağrı ( kendiliğinden veya üstüne basınca )
  •  Şişlik ( ağız içerisinde veya yüzde )
  •  Kızarıklık
  •  Çene altındaki lenf bezlerinin şişmesi
  •  Yutkunma zorluğu
  •  Ağzın kapatılamaması veya kapatılınca 20  yaş dişi üzerindeki diş etinin ısırılması , baskı olması.

20yas

20 yaş dişlerinin zararları ;

  •  Öndeki dişe baskı yaparak oluşan çapraşıklığın şiddetini arttırlabilir.
  •  Öndeki dişte çürüğe neden olabilir.
  • Öndeki dişin köküne komşu kemikte ve kökte rezorpsiyona (erime) neden olabilirler.
  •  İltihap için uygun bir ortam yarattığından zaman zaman ağrı ve şişliğe neden olabilir.
  •  Mevcut iltihap , vücudun zayıf bir anında kana karışıp ; kalp , böbrek , beyin , eklemler gibi hayati organlara yerleşebilir ve hayati tehlike yaratabilir.

20 yaş dişi iltihabının tedavisi ;

 Öncelikle antibiyotik tedavisi ile akut durumdaki iltihabın kronikleştirilmesi gerekir. ( Burada bulunan iltihap , antibiyotik kullanımı ile sadece kronikleşmektedir.Tamamen temizlenememektedir. Bu nedenle antibiyotik kullanımı sonrasında şikayetlerin geçmesine aldanarak dişin çekilmesinden vazgeçilmemelidir. )

  •  Daha sonra cerrahi bir işlemle bu dişler çekilmelidir.

Apse ve Kist Operasyonları ( Apikal Rezeksiyon )

Diş çürüdükten sonra eğer tedavi edilmezse dişin içerisinde enfeksiyon oluşmaktadır ve bu durum kanal tedavisi gerektirmektedir. Kanal tedavisi de yapılmaz ise enfeksiyon kök ucundan kemiğe yayılmakta ve apse-granülom-kist gibi yapılar oluşmaktadır. Bu durumda sadece kanal tedavisi yapmak özüm olamamakta, kanal tedavisinin ardından cerrahi olarak kök ucu bolgesi açılıp oluşmuş yapıların (apse-granülom-kist) temizlenmesi ve kök ucunun kesilmesi gerekmektedir. Bu işleme Apikal Rezeksiyon adı verilmektedir.

Apikal Rezeksiyon Operasyonunun Yapıldığı DiğerDurumlar:

  • Diş kökünün yapısal veya şekilsel bozukluğu nedeniyle kanal tedavisi'nin tam yapılamaması,
  • Diş üzerinde çıkarılamayan bir restorasyonun varlığı nedeniyle kanal tedavisi yapılamaması,
  • Kanal Tedavisi sırasında alet kırıldıysa, kırılan aletin mutlaka çıkarılması gerekiyorsa, aleti çıkarmak amacıyla,
  • Yapılmış kanal tedavisine rağmen hastanın ağrısının devam ettiği durumlarda,
  • Diş kökünde kist oluşan vakalarda,
  • Diş kökünün kemik içerisindeki 1/3 uç kısmının kırılması durumlarında.

Modern Diş hekimliğinin ana amacı, diş kayıplarının önüne geçmektir. Artık diş hekimleri, doğal dişleri ağızda tutmak için ellerinden gelen çabayı göstermektedirler. Çünkü; tek bir dişin kaybı bile genel diş sağlığı ve görünümde olumsuz değişikliklere neden olmaktadır.

rezeksiyon

Protez Yapımı Öncesi Cerrahi İşlemler

Bazen çene kemikleri ve yumuşak dokular üzerinde protez yapımından önce bazı düzeltmeler yapmak gerekebilir.
Uygulamalar şunlardır:
1-Yumuşak dokular ve kas ataşmanları protez yapımına engel teşkil edebilir. Bu durumda cerrahi olarak yumuşak doku düzeltmeleri ( frenektomi ,vestibuloplasti ) yapılır.
2-Diş çekimleri sonrasında çekim bölgesinde düzensizlikler ve sivrilikler oluşabilir.Ayrıca çene kemiklerinde protez yapımına engel teşkil edebilecek sert doku çıkıntıları olabilir. Bu oluşumun düzeltilmesi gerekir.
3-Uzun süreli tam damak protez kullanan hastaların damak mukozasında küçük çok sayıda et çıkıntıları (inflamatuar papiller hiperplazi) oluşabilir. Bunlar yeni protez yapımına engel teşkil eder. Bu oluşumların kaldırılması gerekir.
4-Uzun süreli protez kullanımına bağlı olarak sürekli irritasyon sonucu yanak ile protezin birleşim yerinde irritasyon fibromu veya epulis adı verilen tümöral dokular oluşabilir. Bunların cerrahi olarak çıkartılması gerekir.

Cerrahi-Ortodontik Tedavi İle Diş Sürdürülmesi

Bazen dişler bir engelle karşılaşıp veya sürme doğrultusu değişmek suretiyle gönmülü kalabilmektedirler. Özellikle ön bölgelerde gömülü kalan dişler fonksiyonla beraber estetik kayıplara da neden olduklarından ciddi problemler olarak karşımıza çıkmaktadırlar. En iyi tedavi mümkünse bu dişlere yer açıp ağız içerinine sürmelerinin ortodontik olarak sağlanmasıdır. Bu amaçla öncelikle dişlere braketler yapıştırılıp gömülü dişe yer açılması gerekmektedir. ( Bakınız Ortodonti Servisi ) Ardından cerrahi olarak gömülü dişin üzeri açılır ve üzerine ortodontik braket yapıştırılarak operasyon tamamlanır. Devamında ortodontik kuvvetler uygulanarak diş ağız içerisine ilerletilir.

Eğer gömülü diş sürdürülemeyecek bir konumda ise bu dişin cerrahi çekimi uygundur. Çekilmesine engel özel bir durum söz konusu ise kist-tümör oluşumu riski göz önünde bulundurularak uzun dönem radyografik kontrolleri muhakkak yapılmalıdır.

Bazı Önemli Sorular

Operasyon’dan sonra bir rahatsızlık veya ağrı hissedecekmiyim?

Pekçok kişi işlemden sonra operasyonun derecesine ve ağrıya karşı gösterdiği tepkiye bağlı olarak bir rahatsızlık hisseder. Doktorunuzun verdiği ilaçları zamanında almanız bu rahatsızlıkların azalmasında size yardımcı olacaktır.



Yüzüm Şişecek mi? Morarma olacak mı?

Operasyonun durumuna bağlı olarak yüzde şişme ve morarma olabilir. Benzer operasyonlarda bile kişiler arasında şişlik ve morluk derecesi farklı olabilmektedir. İlk günlerde yüzünüze uygulacağınız buz kompresi bu şişliğin az olmasına yardımcı olacaktır.



Okul veya İşten ne kadar süre ayrı kalmam gerekiyor?

Yara yerinin iyileşip, rahatsızlık hissinin geçmesi sizin ağrı eşiğinize, yaşınıza, genel sağlık durumunuza, ağrı kesicilere reaksiyonunuza, operasyonun derecesine ve operasyon sonrası bakımınıza bağlıdır. Genellikle gömük yirmi yaş dişinin cerrahi çekiminde 1-2 gün okul veya işten uzak kalmak gerekir. Bu süre, hastanın operasyona gösterdiği tepkiye bağlı olarak uzayabilir. Basit yirmi yaş çekimlerinde çoğunlukla böyle bir zamana ihtiyaç yoktur.



Operasyondan sonra yara yeri iltaplanabilir mi?

Yara yerinin kurcalanması, içine gıda artıklarının dolması, sıgara kullanımı gibi nedenlerle çekim bölgesinde iltaplanma meydana gelebilir. Bu da ağrıya neden olur. Bölgenin oksijenli suyla temizlemesi ve uygun antibiyotik kullanımı ile bu şikayetler giderilir.



Çekimden sonra kanama olacak mı?

Çekimden sonraki birkaç saatte tükürüğünüzde kan görmeniz normaldir. Bunun nedeni çekim yerinden gelen hafif bir kan sızıntısının ilk birkaç saat devam etmesidir. Ertesi sabah yastığınızda az miktarda açık renk kan da bulabilirsiniz bu durum da sıklılkla görülür ve normaldir.
Cerrahi 20 yaş dişi çekimlerinden sonra ciddi kanama problemleriyle çok nadir karşılaşılır. Böyle bir durumda hemen hekiminiz ile kontağa geçmeniz gerekmektedir. Kanamaya sebep olmamak için yapmanız gerekenleri iyi bilmeniz önemlidir.



Bunlar:
1-Asprin ve türevlerini operasyon öncesinde ve sonrasında kullanmayınız.
2-Operasyon sonrası sıcaktan mümkün olduğunca uzak durun.
3-Operasyon bölgesini emmeyin,dokunmayın ve görmek için aşırı hareketler yapmaktan kaçının.
4-Tükürmeyin. Tükürdükçe oluşan kan pıhtısı bozulacağı için kanama devam eder.
5-Operasyon bölgesine 20dk kadar gaz tampon ile baskı yapın. Kanama daha sonra da devam ederse yedek tampon ile bu uygulamaya devam edin.



Sigara içebilecekmiyim?

Sigara yara iyileşmesini geciktirir ve operasyon bölgesinde iltihaplanmalara (alveolit) sebep olabilir.Operasyon bölgesi tamamen iyileşene kadar sigara içmemeniz tavsiye edilir (Bu süre an az 2 haftadır) .Sigaradan tamamen vazgeçmeniz mümkün değilse olabildiğince az içmeniz iyileşme açısından çok önemlidir.

 

 
     
 
Antalya Ortodonti | Metin Kasapoğlu Cad. 67/4| Yeşilbahçe Mah. ANTALYA
Telefon:0 (242) 311 81 08
Telif Hakkı © 2005. Antalya Ortodonti. Tüm hakları saklıdır.